BAROK FUAYE KONSERİ
Ece İDİL (soprano) Erken yaşta başladığı arp ve bale çalışmalarından sonra,1973 de şan bölümünü kazandığı İstanbul Devlet Konservatuvarı’nın (MSGSÜ Dev. Kons.) konser şarkıcılığı bölümünün ilk mezunu olarak, 1980 de pekiyi derece ile Mesut İktu sınıfından mezun olur. Şimdiye kadar sayısız lied konserleri vermiş, yurt içinde birçok senfoni orkestralarına solist olarak katılmış, ayrıca Paris, Rabat, Casablanca ve Sofya`ya konuk sanatçı olarak davet edilmiş sanatçının, Kalan Müzik’ten üç adet CD’si mevcuttur. 1981’den bu yana MSGSÜ Devlet Konservatuvarı’nda şan öğretim görevlisi ve Opera Anasanat Dalı Başkan Yardımcısıdır.
Şafak TANYEL (keman) Ankara Devlet Konservatuvarı Yüksek Bölümü’nü Jules Hignes`nin öğrencisi olarak bitirir ve Düsseldorf`da uzun yıllar kalarak master ve profesyonel kariyerinde çalışmalar yapmıştır. Yurda döndükten sonra bir müddet Cumhurbaşkanlığı Orkestrası’nda çalışır. Ankara ve İstanbul Devlet Konservatuvarlarında bir müddet keman hocalığı görevinde bulunmuştur. Borusan Filarmoni Orkestrası’nın konzert maisterliğini yapmış ve Boğaziçi Trio ile konser turneleri ve CD kayıtları doldurmuştur. Halen İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası elemanıdır.
Paolo VILLA (klavsen) Milano doğumlu Paolo Villa, Bolonya Konservatuvarı’nda piyano, Verdi Konservatuvarı’nda kompozisyon ve çembalo eğitimi alır. Aynı zamanda uzun yıllar Avrupa’nın birçok yerinde opera eşliği ve şan korrepetitörlüğü yapar. 2005-2009 yılları arası İzmir Devlet Opera ve Balesi’nde baş korrepetitör ve müzikal asistan olarak çalışır. Halen aynı görevle İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde bulunmaktadır.
Can KEHRİ (viyolonsel) 1989 doğumlu. 8 yaşında piyanoya başladı, 10 yaşında MSGSÜ Dev. Kons. viyolonsel bölümüne girdi. Peter Bruns (Ayvalık) ve Arto Noras (Hamburg)`ın master-classe` larına katıldı. M.Liegel, D.Müller-Schott ve A.Meneses ile çalışma fırsatı buldu. 2007’den beri Cem Mansur`un yönettiği Ulusal Gençlik Senfoni ve Jungenç Orkestrası’nın elemanıdır. Geçen Ekim ayında Borusan Filarmoni Orkestrası’nın sınavını kazanarak vlc. grup üyesi oldu. Lisans son sınıf öğrencisi olup halen çalışmalarını Prof. Reşit ERZİN ile yürütmektedir.
Sanatçılar, Elisabeth dönemi müziğinden örneklerle başlayacakları konsere, yakın dönemden İtalyan Barok bestecilerle devam edip, Handel`in İtalya`da, İngiltere`de ve Ege`de canlandırdığı kraliçe karakterlerinin aryalarından bir demet ile konseri sonlandıracaklar. Deneyimli kemancı Şafak Tanyel ve genç viyolonselist Can Kehri, Paolo Villa`nın çembalosuna ve Ece İdil`in sesine katkıda bulunacaklardır.
Fuaye konseri 01 Şubat Pazartesi günü saat 18.00’de gerçekleşecektir. Giriş ücretsizdir.
TEMSİL İPTALLERİ VE DEĞİŞİKLİKLER
Hava muhalefeti nedeniyle iptal edilen 23 Ocak tarihli "Figaro`nun Düğünü" için satın alınan biletler 26 Şubat tarihindeki; 24 Ocak tarihli "Bremen Mızıkacıları" temsili için satın alınan biletler, 28 Şubat tarihindeki; 24 Ocak tarihli "Barok Konseri" temsili için satılan biletler ise 14 Mart tarihindeki temsilde geçerli olacaktır. www.idobale.com
SÜREYYA OPERASI ODA MÜZİĞİ KONSERLERİ YEPYENİ BİR ÜÇLÜ İLE DEVAM EDİYOR.
Bu sezon Borusan Dörtlüsü ile başlayan Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası oda müziği konserleri, ülkemizin önde gelen üç genç müzisyeni tarafından oluşturulan piyanolu üçlü ile devam ediyor. Fazıl Say ve Itamar Golan ile de çalışmış olan, 2007 Uluslararası Brahms yarışması ikincisi kemancı Atilla Aldemir, Rostropovich’in, genç kuşağın başarılı temsilcilerinden olarak nitelendirdiği ödüllü çellist Benyamin Sönmez ve Patricia Kopatchinskaja ve Daniel Pergamenchikow ile de işbirliği yapmış olan, Mevlana Senfonisi, Gaia Senfonisi gibi eserlerin bestecisi piyanist Sabri Tuluğ Tırpan’dan oluşan üçlü, konserlerinde, 19. yüzyılın en önemli bestecilerinden Çaykovski’nin, piyano yazımının icra güçlüğü ile de bilinen ünlü Op.50 la minör trio’sunu, 20. yüzyılın yenilikçi Rus bestecilerinden Şostakoviç’in No.2, Op.67, mi minor trio’sunu ve S. Tuluğ Tırpan’ın “Tango Macabre” isimli eserlerini seslendirilecekler. Üç eserin de ortak noktası erken yaşta hayatını kaybetmiş dostlara ithaf edilmiş olmaları…
Önümüzdeki dönemlerde de kalıcı olmayı ve oda müziği repertuarının seçkin eserlerini seslendirmeye devam etmeyi amaçlayan Aldemir, Sönmez, Tırpan üçlüsünün konseri, 11 Ocak 2010 Pazartesi günü, saat 20:00’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda gerçekleşecektir. Konserden önce ise saat 19:00’da Süreyya Operası balo salonunda sanatçılarımız, Serhan Bali eşliğinde bir söyleşi gerçekleştireceklerdir. Konsere bilet alan bütün izleyicilerimiz söyleşiye davetlidirler.Konser biletleri Süreyya Operası gişesinden ve internetten temin edilebilir.
28 Aralık’ta Gülsin Onay Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda
Dünyanın bir ucundan diğer ucuna 11 ülkede 25 konserlik turnesini tamamlayan Gülsin Onay, yılbaşından hemen önce İstanbul’da müzikseverlerle buluşuyor. Sanatçı bu konseri ile 2009 Haydn ve Mendellsohn Yılını noktalarken 2010 Chopin Yılına da merhaba diyecek.
Chopin yorumları nedeniyle Polonya Devlet Nişanı’na layık görülen Gülsin Onay, “Chopin’in eserleri doğumundan200 sene sonra bile dinleyicileri aynı tazelikte etkiliyor. Bu mucizevi iletişime onu her yorumlayışımda tanık oluyorum. İnsanlık, Chopin’in müziğiyle şüphesiz daha nice yüzyıllar boyunca beslenerek zenginleşecektir.” diye konuştu.
Ünlü piyanistimiz Gülsin Onay, yeni yıldan hemen önce ise İstanbul’a gelerek Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda bir resital verecek. Onay, bu resitali ile 2009 Mendelssohn ve Haydn yılını noktalarken 2010 Chopin yılına da merhaba diyecek. 28 Aralık Pazartesi akşamı 20.00’de başlayacak konserin bir saat öncesinde Ersin Antep sanatçımız ile Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Balo Salonunda bir söyleşi gerçekleştirecek.
Gülsin Onay, baş döndürücü bir hızla devam ettiği 2009-10 sezonunda 11 ülkede 25 konser vererek binlerce dinleyiciye ulaştı ve Arjantin’den Japonya’ya ayakta alkışlandı. Aralık ayı başında Taipei Senfoni Orkestrası eşliğinde Grieg’in Piyano Konçertosu’nu seslendiren sanatçı, bu ilk Tayvan turnesinde de coşkuyla karşılandı.
İdil BİRET 14 Aralık Süreyya Operası Resitali
İdil Biret, Ocak ayında Almanya Potsdam’da sonraki aylarda ise Türkiye konserlerini takiben New York, Pennsylvania ve Houston’da resitaller verdi. Daha sonra Venzuela’da Caracas Senfoni ve Küba’da Havana Senfoni Orkestraları ile, Mayıs ayında Londra’da orkestra ile konserler, Atina’da ise resital verdi.Temmuz ayında Topkapı Sarayı bahçesinde bir İngiliz orkestrası ile verdiği konser sırasında Vakit gazetesinin kışkırtması ile meydana gelen müessif olaylara bütün Türkiye şahit oldu. Eylül ayında İngiltere’de verdiği konser sonrası Ekim ve Kasımda Türkiye konserlerine devam etti. (İdil Biret 2008/2009 Türkiye çalışmaları çerçevesinde Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Antalya, Ayvalık, Burdur, Denizli, Edirne, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep. Konya, Niğde şehirlerinde konserler vermiştir.)
Biret, 2010 Ocak ayında Amerika’da Yale Üniversitesi’nde bir resital verecek, Şubat ayında Polonya’da Chopin’in200. doğum yılı kutlamaları çerçevesinde resital ve konserler verecek, Mart ayında işe konserler için İngiltere’ye gidecek. 2010 yılında Biret’in Glasgow ve Berlin’de de resitalleri olacak.
2009 yılında, yeni kurulan, İdil Biret Arşivi etiketi ile 19 CD dünya dağıtımına girmiş olup bunlar hakkında geniş bilgi www.idilbiretarchive.eu sitesinde bulunmaktadır. 2010 yılında da 10 CD yayınlanması planlanmaktadır.
14 Aralık Pazartesi akşamı saat 20.00’deki konserde İdil Biret Schumann’dan ‘Abegg Çeşitlemeleri Op.1’, ‘Fantezi Op.17’, ‘Tokatta Op.7’ ve ‘Sonat Op.22’ yi, Brahms’dan ise ‘Schumann Çeşitlemeleri Op.9’ u yorumlayacak.
BORUSAN YAYLI ÇALGILAR DÖRTLÜSÜ SÜREYYA OPERASI’NDA
Borusan Yaylı Çalgılar Dörtlüsü ve konuk sanatçı İbrahim Yazıcı 23 Kasım 2009 Pazartesi günü saat 20.00’de , Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda bir konser verecek. Bu konserle Türkiye’de bir yaylı çalgılar dörtlüsü sezon konseriyle izleyicilerle buluşacak.
... Kasım 2009, İstanbul; Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası müzisyenlerinden oluşan Borusan Yaylı Çalgılar Dörtlüsü 2009-2010 sezonuna, Süreyya Operası’nda vereceği bir konserle devam ediyor. Piyanist İbrahim Yazıcı’nın Borusan Yaylı Çalgılar Dörtlüsü’ne eşlik edeceği konserde Ahmet Adnan Saygun’un 1. Dörtlü ve Robert Schumann’ın Piyanolu Beşli eserleri seslendirilecek. Konser 23 Kasım 2009 Pazartesi günü, saat 20.00’de başlayacak.
Borusan Yaylı Çalgılar Dörtlüsü kurulduğu 2005 yılından bu yana yurtiçinde ve yurtdışında konserler veriyor. Grup kemanda Esen Kıvrak ve Olgu Kızılay, viyolada Efdal Altun ve viyolonselde Çağ Erçağ’dan oluşuyor. Juilliard Yaylı Çalgılar Dörtlüsü’nün ustalık sınıfına katılan dörtlünün müzik danışmanlığını Alban Berg Dörtlüsü’nün üyelerinden Gerhard Schulz yapıyor.
Programın ikinci yarısında yer alacak Schuman’ın Piyanolu Beşli eserinde sahne alacak olan konuk sanatçı İbrahim Yazıcı, 2002 yılında Hacettepe Üniversitesi Sanat Teşvik Ödülü ve 2005 yılında İtalyan Cumhurbaşkanı tarafından "Cavalleria della Soliderita" şövalyelik unvanıyla onurlandırıldı. Yazıcı halen İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın Müzik Direktörlüğü görevini sürdürmektedir.
Konser biletleri www.biletix.com’ dan ya da Süreyya Operası gişesinden temin edilebilir.
`Sihirli flüt` KUTLUER 2 Kasım`da CANA GÜRMEN ile Süreyya Operası`nda
Şefika KUTLUER, 2 Kasım 2009 Pazartesi saat 20:00`de Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda bir resital verecek. KUTLUER`e Maros KLATİK`in rahatsızlığı nedeni ile piyanist Cana GÜRMEN eşlik ediyor…
Dünyaca ünlü flüt solistimiz Şefika Kutluer ( www.sefikakutluer.com ) yurt dışı konserlerinin arasına serpiştirdiği Türkiye konserlerine hızla devam ediyor. 25 Eylül’de Ankara’da Bilkent Senfoni Orkestrası eşliğinde “Beatles & Elvis Go Baroque” isimli ilginç bir konserle sezonu açan Kutluer, Beatles’ın ve Elvis Presley’in unutulmaz eserlerini Peter Breiner aranjelerinde senfonik orkestra eşliğinde barok tarzda çalmıştı. 30 Eylül’de Konya Uluslararası Mistik Müzik Festivali’nin kapanışını yapan ve Mevlana Konçertosunu seslendiren Kutluer, 22 Ekim’de İtalya Cumhuriyeti Büyükelçisi Carlo Marsili’den İtalya Cumhurbaşkanı tarafından kendisine tevdi edilen “İtalyan Devlet Nişanı”nı aldı.
Şefika Kutluer, Ankara Devlet Konservatuarı’ndan mezun olduktan sonra, Roma’da dünyanın en önemli akademilerinden Santa Cecillia’da çok önemli hocalarla “master” yaptı. Daha sonra kariyerine Viyana’da devam etti. Viyana’da Uluslararası Flüt Yarışması’nda dünya birincisi oldu. 1995’de Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü ve Devlet Nişanı’nı aldı. 1998 yılında Devlet Sanatçısı unvanı verildi.
“Hungarian Foundation for Performing Arts” tarafından verilen 2000 “Inter-Lyra” ödülünü kazandı. Sony Classical tarafından çıkarılan “Carmen Fantasy” adlı albümü “Altın CD” ödülüne layık görüldü. Gallo International firmasından “Gallo Altın CD Koleksiyonu” ödülünü aldı. Gallo, Kutluer’in bütün CD’lerini “Altın CD Koleksiyonu” etiketi ile yayınlamaktadır.
New York Times eleştirmeninin yıllar önce taktığı “Sihirli Flüt” ünvanı ile anılan Şefika Kutluer günümüzün en iyi flütçüleri arasında en üst seviyede gösterilmektedir. American Record Guide eleştirmeni Steven Ritter, Kutluer’i seçilmiş, kutsanmış bir sanatçı olarak tanımlamakta ve şöyle demektedir: “Allah vergisi kabiliyet, seçilmiş insan Şefika Kutluer flütü çalması şart olduğu için çalıyor çünkü o flüt için yaratılmış. Gerçekten kutsal, Allah vergisi çok ender ve değerli bir kabiliyet. Kutluer, seçilmiş insan olmanın kutsanmışlığını hissetmeli.”(American Record Guide)
Flüt repertuarının en önemli eserlerini CD’ye kaydeden ve birçok İtalyan bestecinin eserinin dünyadaki ilk seslendirmesini ve CD kaydını yapan Kutluer’in dünya piyasasına çıkmış olan 16 CD’si arasında Berlin Filarmoni Orkestrası eşliğinde kaydettiği İtalyan besteci Vivaldi’nin eserlerinden oluşan CD’si eleştirmenlerce yılın en iyileri arasında gösterilmişti. İngiliz Kraliyet Filarmoni Orkestrası eşliğinde doldurduğu “World of Lullabies” Ninniler Dünyası isimli CD’sinde 15 ülkenin halkına mal olmuş melodileri özel teknikler kullanılarak ninni formunda kaydedilmişti.
Uluslararası alanda başarıları ve imza attığı ilginç projeleri ile tanınan Şefika Kutluer klasik müzik repertuarının en zor ve gözde eserlerini Berlin Filarmoni ve Royal Filarmoni gibi dünya çapında ünlü orkestralarla seslendirip çok beğenilen CD kayıtları yaparken zaman zaman ilginç projelere de imza atmaktadır. Daha önce ünlü tangoları senfonik orkestra eşliğinde seslendirmiş ve Bach’ın eserlerini Jazz’a uyarlayarak 2 CD halinde piyasaya sürmüş idi. Her 3 CD de dünya piyasasında, Kutluer’in repertuarının önemli eserlerini seslendirdiği diğer klasik müzik CD’leri gibi, çok beğenilen ve aranan CD’ler arasındadır. (Kutluer`in dünya piyasasında 16 CD`si vardır.)
Ian Anderson Kutluer için “Şefika’s Tango” adlı bir eser besteledi. Kutluer Jethro Tull ile konserler verdi. Geçtiğimiz günlerde dünya piyasasına çıkan ‘MEVLANA – RUMİ’ CD’si uluslar arası klasik müzik çevrelerince büyük beğeni ile karşılanmıştır ve birçok konser merkezi Kutluer’in bu eserleri seslendirmesini istemektedir.
Cana Gürmen, oda müziği dalında çeşitli enstrüman eşlikleri ve devlet sanatçıları Kemancı Suna Kan ve Bas Ayhan Baran ile yaptığı geniş repertuar sanatçıyı Türkiye’nin önde gelen piyanistleri arasına yerleştirdi. Kan ve Gürmen 1998 yılından beri Keman-piyano ikilisi olarak Uluslararası İstanbul, Ankara ve Kıbrıs festivallerinin yanısıra, katıldıkları yöresel festivaller ve Türkiye’nin birçok şehrinde verdikleri konserlerle klasik müziğin yaygınlaşmasına hizmet etmeye devam etmekteler.
1999 Yılında profesörlük ünvanını alan Gürmen, 2009 yılında ABD’nin en itibarlı kuruluşlarından biri olan Kennedy Center Vakfı tarafından Altın Madalya ödülüne layık görülmüştür.Önümüzdeki yıl Amerika’ya konserler vermek üzere davet edilen sanatçı,’’2009-2010 Fransa’da Türkiye Mevsimi’’ etkinlikleri kapsamında Devlet Sanatçısı Şefika Kutluer ile ülkemizi temsil edecektir. Cana Gürmen konserlerinin yanısıra İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarında Piyano Anasanat dalı öğretim üyeliği görevini de sürdürmektedir.
2 Kasım 2009 Pazartesi akşamı saat 20.00’de, Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda gerçekleşecek olan Şefika Kutluer ve Cana Gürmen resitalinin biletleri Süreyya Operası gişesinden ve internetten temin edilebilir. (gişe tel. 0216 346 15 31)
Çelloda Romantizmin Doruğu Süreyya’da yaşanacak…
Çellistanbul Viyolonsel Kuvarteti, “60 Dakikada Klasik Müzik” kitabı ve “Klasik Müziği Nasıl Dinleyelim” konferanslarından tanıdığımız çellist Ozan Tunca bu defa viyolonsel repertuvarının dinlemesi en zevkli eserlerinden bir demetle karışımıza çıkacak. Programda yer alan tüm parçalar romantik dönemden. Konser Fransız besteciler St. Saens ve Faure’nin “Kuğu” ve “Yakarış” adlı parçaları ile başlıyor. Azeri besteci Kara Karayev’in Don Kişot gravürleri ile devam edecek konser, Rus Romantizminin en büyük isimlerinden Rachmaninov’un piyano viyolonsel sonatı ile sonlanacak. Bakın Ozan Tunca Rachmaninov’un sonatı hakkında ne diyor: “Bu sonatı çok uzun yıllardır dinleyici ile buluşturmak istiyordum. Her bir bölümü olağanüstü güzel melodilerle, iç geçirmelerle ve zirvelerle dolu. Bazen yakarışlar, bazen yalvarışlar, bazen de kararlı adımları hissediyoruz bu müzikte. Sanki besteci yorumcuların da dinleyenlerin de yüreğini avuçları içine alıyor ve ona hükmediyor.” Ozan Tunca ve piyanist Oytun Eren, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda öğretim üyesi. Konser Süreyya Operası fuayesinde, 26 Ekim Pazartesi günü saat 18:00’de gerçekleşecek. Konserin girişi ücretsiz olacaktır.
ŞİRİN PANCAROĞLU İLE ODA MÜZİĞİ 19 EKİM PAZARTESİ 20.00
Şirin Pancaroğlu (arp), Elif Yurdakul (flüt) ve Evrim Baştaş (viyola) aynı sahnede....
Türkiye`nin en tanınmış uluslararası arp sanatçısı olan Şirin Pancaroğlu, arpın alışılageldik romantizminin ötesinde her türlü müzikal düşünceyi ifade edebilecek güçlü bir çalgı olduğunu göstererek, yorum yeteneği ve çok yönlü müzisyen kişiliği ile dünya müzik sahnelerinde kendine has ayrı bir yer edinmiştir.
Pancaroğlu, bugüne kadar konserlerinde günümüz müziğinin yeni açılımlarına ve farklı coğrafyaların geleneksel müziklerine düzenli olarak yer vermektedir. Bu bağlamda, Şirin Pancaroğlu, günümüz bestecilerinin kendisi için yazdığı yapıtları arp repertuvarına kazandırdığı gibi, arpla daha önce denenmemiş değişik buluşmalara da kapı açmıştır. The Washington Post’un 1993’te Fransız arp müziğine yer verdiği bir solo resitalin sonrasında “uluslararası kalibrede büyük bir yetenek” olarak övdüğü Pancaroğlu, seçkin konser mekanlarında dünyaca ünlü birçok değerli müzisyen ile beraber solist olarak çaldı. Yurtiçi ve yurtdışında pek çok festivale katılan sanatçı, kariyerinin yanısıra eğitmenliğe de önem vererek çalgısını ülkemizde yaygınlaştırmak amacıyla 2004 yılında küçük mandallı arpların Türkiye’de ilk kez kullanıldığı bir ilköğretim programını hayata geçirdi. Küçük arpların Türkiye’ye getirilmesinde öncü bir rol oynayan Pancaroğlu, bu çalgıyı çok sayıda evin ve hayatın içine sokarak arpı görünür kıldı. 2007 yılında arp eğitimini daha geneişletmek ve geliştirmek amacıyla Arp Sanatı Derneğini kuran Pancaroğlu`nun "Hasret Bağı", "Kuyruklu Yıldız Altında" , "Barokarp" ve “Telveten’’ başlıklı dört albümü bulunmaktadır.
Bugünlerde 30. sanat yılını kutlamaya hazırlanan Şirin Pancaroğlu, aralarında A.B.D.’de Kennedy Center ve Wolf Trap, Japonya’da Takemitsu Memorial Hall, İsveç’de Konserthuset, Kore’de Sejong Cultural Arts Center’ın da bulunduğu seçkin salonlarda ve Tokyo Senfoni Orkestrası, Avrupa Birliği Oda Orkestrası, Memphis Senfoni Orkestrası, Washington Chamber Symphony gibi orkestralar eşliğinde konserler verdi. Sanatçı, Fransa’da Berlioz, Trièves ve Chirens Festivalleri ile Villeveyrac Müzik Haftalarında; ABD’de Millenium Stage, Imagine New Music Festival, Ebb and Flow Arts Festivallerinde; Festival del Centro Historico de la Cuidad de Mexico, Uluslararası Belgrad Arp Festivali ve Kuzey Kıbrıs Bellapais Uluslararası Müzik Festivali ve Festival de Printemps des Arts`ta yer aldı.
Konserde Şirin Pancaroğlu ile birlikte yer alacak müzisyenler Elif Yurdakul ve Evrim Baştaş.
Efe BALTACIGİL, viyolonsel Arnaud SUSSMANN, keman Benjamin HOCHMAN, piyano
05 Ekim 2009 Pazartesi saat 20:00
Türkiye`de birlikte ilk konserlerini verecek olan Efe Baltacıgil, Arnaud Sussmann ve Benjamin Hochman daha önce San Francisco`da ‘Music@Menlo Festivali’ kapsamında bir konser verdiler. İstanbul’da konser vermeyi dört gözle bekleyen üçlü, biçim olarak oda müziğini, her birinin ortaya farklı yorumlar katarak bir araya getirmek olarak gördüklerini ve çok sevdiklerini dile getiriyorlar. 05 Ekim’de Süreyya Operası’nda bir araya gelecek olan bu üç solist sanatseverlere, Beethoven, Schumann ve Brahms’ın piyano üçlülerini dinletecekler.
Müzisyen ailesinin desteği ile beş yaşında kemana, yedi yaşında da viyolonsel öğrenimine Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda başlayan Efe Baltacıgil, mezun olduktan sonra master programı için Amerika’da Curtis Müzik Enstitüsüne girdi. Burada Guarneri Yaylı Dörtlüsü’nün viyolonselcisi Peter Wiley ile çalışan Baltacıgil, 2002’de Philadelphia Orkestrası’nın Viyolonsel Grup Şef Yardımcısı oldu. 2005’te New York`ta Genç Konser Sanatçıları sınavını kazanan viyolonselci, ardından ünlü Avery Fisher kariyer bursuna layık görüldü. Solo ve oda müziği çalışmalarını yoğunlukla sürdüren Baltacigil, Türkiye`nin ve dünyanın en önemli sahnelerinde yer aldı. Çaldığı viyolonsel kendisine Ersen Aycan tarafından 2004 yılında yapılmıştır.
Genç Fransız kemancı Arnaud Sussmann, solist olarak Amerika , Avrupa ve Asya kıtalarında konserler verdi. Çaldığı önemli salonlar arasında Carnegie, Alice Tully, Smithsonian ve Louvre sayılabilir. New York Filarmoni, Amerikan Senfoni Orkestrası, Tangelwood Merkes Müzik Orkestrası ve Nice Orkestrası ile verdiği konserler büyük beğeni topladı. Ayrıca verdiği resitaller kendisini New York, Memphis, Chicago, San Salvador, Londra, Paris ve St Petersburg gibi önemli şehirlere taşırken, Licoln Oda Müziği vakfının bir üyesi olarak, Itzhak Perlman, Menahem Pressler, Joseph Kalistein, Miriam Fried, Paul Neubauer, Fred Sherry ve Gary Hoffman ile birlikte sahne aldı. Julliard mezunu olan Arnaud Sussmann, öğretmeni Itzhak Perlman`ın aynı okulda asistanlığını yapmaktadır.
Kudüs doğumlu piyanist Benjamin Hochman, 2006-2007 sezonunda New York`un Metropolitan Sanat Müzesi’nde verdiği resital ile müzik dünyasının dikkatlerini üzerine çekti. New York Filarmoni, Chicago, New Jersey, Pittsburg ve Seatlle Senfoni Orkestraları, Canada ve İsrail Filarmoni Orkestraları ile solist olarak konserler verdi. Bu sezon Bard ve Bridgehampton MÜzik festivallerine katIlan sanatçı ayrıca Bach Goldberg Varyasyonlarını Santa Fe Oda Müziği festivalinde seslendirecektir. Uluslararası sahnelerde yoğun olarak konser veren sanatçı Londra, Barcelona, Amsterdam gibi önemli şehirlerin sahnelerinde yer aldı. Oda müziğine büyük önem veren Hochman, New York`un Lincoln Oda Müziği Vakfının genç müzisyenler için olan bölümünde 3 yıl boyunca konserler verdi. Birlikte konser verdiği önemli gruplar arasında Guarneri, Orion, Prazak ve Daedalus yaylı dörtlüleri yer almaktadır.
05 Ekim Pazartesi akşamı saat 20:00’de başlayacak konserin biletleri, Süreyya Operası gişesinden ve internetten temin edilebilir.
SÜREYYA OPERASI 2009-2010 SEZONUNU UFUK & BAHAR DÖRDÜNCÜ İLE AÇIYOR
Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası üçüncü sezonunu, ülkemizi icraları ile dünyanın birçok yerinde temsil eden, Ufuk & Bahar Dördüncü piyano ikilisi tarafından icra edilecek resital ile açıyor.
Türkiye’nin kültür elçilerinden olan Ufuk & Bahar Dördüncü, dünyaca tanınan müzik eleştirmenleri tarafından da büyük bir beğeni ile karşılanıyor. Büyük Fransız Piyanist, F.R. Duchable, Ufuk & Bahar Dördüncü üzerine "Eksiksiz bir teknikle donatılmış, gayretli çalışan, bize canlı ve hayal gücü dolu yorumlar sunan iki piyanisttir." diyor.
Ekim ayında, Prokofiev’in Külkedisi süiti ve Shostakovich’in Op.6 numaralı süitini içeren "Two pianists in Soviet Rules " isimli HatHut’tan çıkacak albümleri Harmonia Mundi tarafından dağıtılacak. Rec by Saatchi’den çıkacak 4 el müziklerini içeren bir düğer albüm kaydına da Eylül ayında başlayacaklar.
Dördüncüler’in konser programı Schubert’in “Fantasie”si, Dvorak’ın “Slav Dansları” ve Brahms’ın “Macar Dansları”ndan oluşuyor. Yurt dışında yaşayan ikili, bu özel konser için Türkiye’ye geliyor.
Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası, 2009-2010 sezonunda da İstanbul Devlet Opera ve Balesi temsilleri ile beraber yurtdışında ve ülkemizde bizleri temsil eden birçok Türk virtüözün resitalleri, konferanslar ve fuaye konserleri ile sanatseverlere kaliteli ve dolu dolu bir program sunmaya hazırlanıyor.
Açılış konseri 28 Eylül Pazartesi akşamı saat 20.00’de gerçekleşecek. Biletler 07 Eylül itibari ile Süreyya Operası gişesinden veya www.sureyyaoperasi.org adresinden online olarak satın alınabilir.
KADIKÖY BELEDİYESİ SÜREYYA OPERASI’NDA YENİ SEZON BAŞLIYOR
Atütürk Kültür Merkezi’nin kapanmasıyla İstanbul’un tek operası haline gelen Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası yeni sezonuna sanatseverleri mutlu edecek yeniliklerle giriyor. 2009-2010 Sezonunu 28 Eylül de gerçekleştirecek Ufuk&Bahar Dördüncü Piyano Konseri ile başlatacak olan Süreyya Operası’nda yeni sezonda ünlü sanatçıların konserleri, sevilen operalar, çocuk oyunları ve ücretsiz konserler var.
Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Genel Sanat Yönetmeni Murat Katoğlu, 2007 yılında hizmete giren Süreyya Operası’nın yeni sezonda perdelerini yeniliklerle açacağını söyledi. Yaz döneminde Süreyya Operası’nda kapsamlı bir tadilat yapıldığını ve orkestra çukurunun daha da genişletilerek, büyük operaların sahnelenmesine olanak sağlayacak duruma getirildiğini kaydeden Katoğlu şunları söyledi:
“Süreyya Operası yeni sezonu dolu dolu geçirecek. 2009-2010 sezonu için çok zengin bir program hazırladık. Öncelikle bu sezon İstanbul Devlet Opera ve Balerisi üç yeni opera ve bir yeni bale sahneye konacak. Puccini’nin La Bohame Operası, Mozart’ın ünlü Figaro’nun Düğünü Operası ile J.Offenbach’ın Rossini’nin masalları adlı opera oyunları Süreyya’da seyirci ile buluşacak. Bu sezon özel gösteriler de var. Örneğin Rossini’nin eserlerinden oluşan özel bir konser ile Verdi’nin Recumi’i de Süreyya da sahnelenecek. Don Kişot Balesi de yine Süreyya Operası’nda sahnelenecek. Bu sezon yine çocuklar unutulmadı. Geçen sezonda sahnelenen müzikli çocuk oyunları çok büyük ilgi görmüştü. Bütün biletler günler öncesinden satılmış çocuklarımız hafta sonları oynanan oyunlara büyük ilgi göstermişti. Bu sezon da yine hafta sonları çocuk seyircilerimiz için Bremen Mızıkacıları adlı oyun yeni oyun olarak sahneye konulacak ayrıca geçen sezon sahnelenen Heidi gibi oyunlar oyunlar da yine sahnelenecek. Geçen dönemde Süreyya Operası’na yönelik sahne küçük eleştirileri gelmişti. Oysa Avrupa da halen bizim sahnemizden daha küçük sahnelerde çok büyük operalar sahneleniyor. Biz böyle bir eleştiriyi kabul etmiyoruz. Zaten geçen dönem ve bu dönem sahnelenecek operaların hepsi de büyük operalar, Süreyya’nın da sahnesi ve genişletilen orkestra çukuru bu oyunların sahnelenmesi için uygun.”
ÜCRETSİZ FUAYE KONSERLERİNE BEKLİYORUZ
Süreyya Operası’nda bu sezon bir yenilik olarak halka ücretsiz fuaye konserleri düzenleyeceklerini de müjdeleyen Katoğlu, şunları söyledi: “Akşam saatlerinde özellikle 17.00-18.00 arasında Süreyya Operamızın fuayesinde ücretsiz aryalar, oda müziği eserleri ve piyano dinletileri gibi organizasyonlar planladık. Kadıköylüler, gelip bu konserleri hiçbir ücret ödemeden izleyebilecekler.”
ÜNLÜ SANATÇILARIN ÖZEL KONSERLERİ VAR
İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin konser ve gösterileri dışında Kadıköy Belediyesi’nin de ünlü sanatçılarımızın katılacağı özel konserler düzenlediğini de kaydeden Katoğlu, başta İdil Biret , Gülsin Dnay olmak üzere yurt içi ve yurt dışında Türkiye’nin adını duyuran ünlü sanatçıların Süreyya Operası’ndaki özel konserlerde seyircisi ile buluşacağını söyledi. Ayrıca 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda 10 Kasım Atatürk’ü Anma gününde de özel konserler düzenleneceğini kaydeden Katoğlu, “29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızda Muammer Sun ve Turgut Özakman’ın Kurtuluş ve Kuruluş adlı opera eseri sahnelenecek. Ayrıca Cemal Reşit Rey’in eserleri de Süreyya Operası’nda seyirci ile buluşacak. Bilet fiyatlarımız geçen yılki fiyatlarla aynı olacak. Kadıköy Belediyesi olarak sanattan kar etmeyi uygun görmüyoruz. Bizim için yapılan etkinlikler sanata ve eğitime yapılan bir yatırımdır. Zaten bilet fiyatlarımız İstanbul daki diğer konser salonlarıyla karşılaştırıldığında en uygun fiyat olduğu görülecektir. Yeni sezonda herkesi Süreyya Operası’ndaki konserleri izlemeye çağırıyoruz.”